Kırık Hayatlar - Halit Ziya Uşaklıgil
Halit Ziya Uşaklıgil - Kırık Hayatlar Romanının Özeti
Kitabın Adı:KIRIK HAYATLAR
Kitabın Yazarı: Halit Ziya UŞAKLIGİL
Kitabın Yayınevi: Özgür Yayınları
Kitabın Basım Yılı: 2006
Sayfa Sayısı:416
Kitabın Konusu: Kitabın ana konusu Osmanlı’nın son
dönemlerin körü körüne yapılan batı özentiliğidir.Batıdan alınması
gereken teknoloji, ilim, bilim değilde; bizim yaşantımıza ters düşen
kültürü taklit edilir.Özellikle İstanbul’da zengin diye nitelendirilen
ve kendilerini halkdan daha üstün gören bir gurup, kendilerine batıda
yapılan çılgın eğlenceleri örnek alıp, hemen her yerde görgüsüzce
eğlenmeye çalışıyorlardı.Bu durum özellikle Türk aile yapısına
aykırıydı ve bunun sonucu olarak bu tabakada aile bağları iyice
zayıflamış hatta kopmuştu.Çirkeflik başını almış gidiyordu. Eşler
birbirine sadık kalmıyor, hatta eşini aldatmak, ailesine bağlı kalmamak
bir başarı olarak görülüyordu.Kitap o günün bu acı tablosunu çok güzel
bir şekilde anlatıyor.
Kitabın Özeti:
Ömer Behiç yıllardır hayalindeki eve nihayet kavuşmuştu.Yatılı okulda
okuduğu yıllarda hayal ettiği sıcak yuvasın a kavuşmak için çok
beklemişti.Bu gün onun en büyük hayaline kavuştuğu gündü.
Ömer Behiç bir doktordur.Ailesi onun siyasal okuyup önemli bir memur
olarak devlet dairesinde çalışmasını istiyordu. Böylece onun hayatını
kurtaracağını düşünüyorlardı. Fakat o ailesinden gizli olarak
tıbbiyenin sınavlarına girer ve kazandığı gün gelir, ailesine haber
verir.Bundan sonra ailesi de onun seçimini kabul etmek zorunda
kalır.Okulda çok başarılı bir öğrencidir. Geçmişinden gelen eziklikten
dolayı pek sosyal bir insan değildir.Arkadaşları onu inek diye
nitelendirir. Onu sosyal etkinliklere katılmaya ikna edebilen tek kişi
vardır.O da arkadaşlarının tabiri ile ‘Piç Bekir’dir.Okulun son
senesinde Ömer Behiç Babasını kaybeder.Okul bittikten sonra Fransa’ya
master yapmaya gider. Burada iken de annesini kaybeder.Ona artık sahip
çıkacak kimse yoktur.Fransa’da fakirlik içinde zorlukla eğitimini devam
ettirir.Nihayet Fransa’daki eğitimini bitirip İstanbul’a geri
döner.Halası artık onun evlenmesi gerektiğini düşünür ve onun için
Vedide’yi istemeye giderler. Ömer Behiç Vedide’yi ilk gördüğü anda ona
vurulur.Vedide el değmemiş, ailesi zengin olmasına rağmen İstanbul’un o
karmaşık eğlence haytına dalmamış bir kızdır.Bu tanışmanın sonu
evlilikle biter.O şimdi hayallerine karısını da eklemiştir.İşte bu gün
sekiz yıllık arkadaşı ile ortak hayalleri gerçekleşmiştir.
Ömer Behiç evinin bir bölümünü de muayenehane olarak da kullanmaktadır.
Burada birçok zengin hastalarını tedavi etmesinin yanında da fakir
hastaları da ücretsiz tedavi etmektedir.Bu mutlu günlerinde karısı ilr
birlikte etraflarındaki kötü olayları düşünüp, bu olayların kendi
ailelerinin başına gelmemesi için de dua etmektedirler.
Ömer Behiç bir gün yolda eski bir arkadaşına rastlar.Bu doktor arkadaşı
İstanbul sosyetesinde çaplıkınlıkları ile ünlü ve bundan büyük gurur
duyan bir şahıstır.Tabiki bu Piç Bekir’den başkası
değildir.Karşılaştıkları günden itibaren Bekir Servet ile sık sık
görüşmeye başlarlar.Bekir ona hovardalıklarını anlattıkça Ömer Behiç
ona çok acımaktadır.Son zamanlarda Bekir Servet İstanbul’da zenginliği
ile ve çapkınlığı ile tanınan bir ailenin uçarı kızı olan Nebile ile
aşk yaşamaktadır.Bir gün Bekir Servet, Ömer Behiç’e bir hastasını
bakması için daha doğrusu ondan görüş almak için rica eder.Gittikleri
ev Nebile’nin evidir.Nebile rahat tavırları ile Ömer Behiç’I oldukça
şaşırtmıştır.Bekir Servet ile Nebile onun karşışında Aşk oyunları
yapmaktan geri kalmamışlardır.İşleri bitip çıkarken Nebile’nin küçük
kardeşi Neyyir ortaya çıkar.Ömer Behiç onu görür görmez içinde
fırtınalar kopar, eve geldiğinde hâlâ onu düşünmektedir. Bir süre sonra
Neyyir hasta olduğu bahanesi ile Ömer Behiç’i eve çağırır.Kontrol
sırasında çok yakınlaşırlar ve Neyyir’in çıplak vücuduna dokunan Ömer
Behiç, ona daha da vurulur.Kız ona bir adres verir ve orada
buluşmalarında herşeyin daha farklı olacağını söyler.Böylece yasaklı
aşk başlar. Bu sırada Bekir Servet Müzzan isimli dul bir kadına aşık
olur ve onunla evlenip geçmişine bir sünger çeker.Bu durumda Ömer Behiç
yasak aşkını arkadaşı ile dahi paylaşamaz.
Kara bulutlar ailenin başındadır.Ömer Behiç’in iki lızı vardır.Küçük
olan kızlarının eski bir hastalığı tekrar başlar.Çocuk günden güne erir
ve doktorlar bir çare bulamazlar.Ömer Behiç’in yasak aşk cephesi de
kötü geçmektedir.Neyyir zengin biri ile evlenma hazırlıklarına
başlar.Fakat ilişkileri hâlâ sürmektedir.Bu kötü olaylar Ömer Behiç’I
harap eder. Neyyir’in etkisi ile ailesini hatta hasta kızını ihmal
eder.Karısı ise bu yasak aşktan haberdar olmuştur bile.Aynı evde iki
yabancı gibidirler.Küçük kızlar kısa bir süre sonra vefat eder.Vedide
iyice kendi iç âlemine dalar.Tüm gün odasına çekilip, namaz kılıp,
kur’an okumaya başlar.Bu sırada Neyyir de evlenmiş fakat yasak aşkını
hâlâ sürdürmek istemektedir.Ömer Behiç onun her teklifini geri
çevirir.Neyyir’in son mesajında onu son defa olarak görmek isteidği
yazmaktadır.Ömer Behiç bunu kabul eder.Fakat onu görünce tekrar bu
ilişkinin başlamasından da korkmaktadır.Tam Neyyir’in yalısına giderken
karar değiştirip kızının mezarına gider.Yaptığı herşeye pişman olur ve
mezarın başında saatlerce ağlar.Acele ile evine geri döner.Hızla
Vedide’nin odasına dalar.Vedide her zamanki gibi seccadesinin
üstündedir.Çok eskiden olduğu gibi başını melek karısının dizlerine
koyup ağlamaya başlar. Vedide ilk önce tepki vermez, daha sonra ise
sıcak göz yaşlari Ömer Behiç’in yüzüne damlamaya başlar.Karı-koca
birbirlerine sarılıp ağlamaya başlarlar.Ömer Behiç bir şeyi daha yeni
farkeder.Vedide’nin simsiyah olan lüle lüle saçaları çoktan ağarmıştır…
Kitabın Anafikri: Kendi kültürümüzü bırakıp başka
kültürlere özenmek hiçbir zaman iyi bir sonuç vermez. Diğer
kültürlerden tabi ki etkilenmek gerekir fakat kendi kültürümüze yeni
birşey katacağımız zaman, bunu önceki kültür öğelerini gözden geçirip
tartmak gerekir.
Kitabın Kahramanları:
ÖMER BEHİÇ:Kültürlü,birşeyler öğrenme arzusu ile yanan, idealist olmayan bir kişidir.
VEDİDE:Ailesi için herşeyini feda edebilecek kültürlü, iyi yetişmiş bir annedir.
BEKİR SERVET:Hayatı günü gününe yaşayan, kadınlara gereken değeri vermeyen, çapkın bir İstanbul beyefendisidir.
NEYYİR:Minyon tipli, karşısındakini kendine bağlamayı çok iyi başaran,
güzel, fakat Türk aile toplumuna aykırı bir yaşantısı olan bir genç
kızdır.
NEBİLE:Kardeşine göre biraz daha şişman olan ve kardeşi kadar etkileyici olmayan, yaşantısı kardeşi gibi olan bir genç kızdır.
Kitabın Yorumu: Kitaptaki olaylar o kadar güzel işlenmiş ki okuyucu sanki olayları kendi yaşıyormuş gibi hissediyor.Hatta kendim okurken olayalrı kendimi o kadar kaptırmış oluyordum ki, roman kahramanlarına kendi kendime bağırıp çağırıyordum.Kitap o günkü yaşantıyı ve çevreyi çok güzel tasvir ediyor.Ama bu tasvir sırasında süslü sözlere çok yer verdiği oluyor.Dili ağır olan bir kitaptır.
