Orhan Pamuk - Kar Romanının Özeti
Kitabın Adı:KAR
Kitabın Yazarı: Orhan PAMUK
Kitabın Yazılma Yılı:2002
Kitabın Yayınevi: İletişim Yayınları
Kitabın Basım Yılı: 2007
Sayfa Sayısı:429
Kitabın Konusu: Kitabın konusu irtica ve başörtüsüdür.
Başörtüsü karşıtı bir tavırla yazıldığı çok açık olan Kar romanı,
ülkemizin içinde bulunduğu büyük sorun ve örümcek kafalı kişilerin
nasıl masum ve saf Türk halkını kandırdığını ve kendilerine tapınılacak
duruma getirdiklerini anlatmaktadır.
Kitabın Özeti:
Romanda yazar, çok sevdiği arkadaşının anılarını anlattığını kitabın
içinde değişik yerlerde vurgulamaktadır. Kitaptaki yazılar tamamen
otlarındaki şeyleri anlatılmıştan ibaret olsa da bazı yerlerde
kısaltlmalar ve birilerini veya biryerleri rahatsız edeceği kuşkusuyla
zorunlu olarak kesintiler yapılmıştır.
Olaylar tamamen yurdumuzun doğu kesminin Kars ilinde geçmektedir.
Bir gazetede köşe yazarlığı yapan ve ünlü bir şair olan Kerim
Alakuşoğlu (kitabın bütününde ondan “Ka” olarak bahsediliyor)
Almanya’nın Frankfurt şehrinde geçirdiği onca senelerden sonra
Türkiye’ye dönme kararı verir ve geldiği ayların flaş haberleri
arasında yer alan “Kars’taki kadınların intiharı” konularının üzerinde
gazetede yayımlayabileceği bir araştırma yapmaya karar verir. Bunun
için ülkemizde kış aylarının en sert geçtiği dönemde Kars’a gitmeye
karar verir. Yolda gördüğü çoğu Kars’lı olan doğulu insanlarımızı,
giyinişlerini, konuşmalarını, yolların durumunu ve oradaki devlet
anlayışını açık ifadelerler anlatır. Yolda hayatında hiç yaşamadığı
bazı gülünç olayları ve yöre halkının candan ve sevecenliğini anlatır.
Kars’a geldikten sonra üniversite yıllarından tanıdığı arkadaşlarını
bulur hatta üniversiteden tanıdığı ve boşandığını duyduğu eski aşkı
sayılabilecek olan İpek’in sahibi olduğu otele yerleşir. Bütün olanlar
boyunca bu otelde kalır.
Kente bir yazarın geldiğini ve o dönemde de bir seçim zamanı olması
itibariyle kentin ileri gelen devlet görevlileri Ka’nın yanına gelerek
ziyaret ederler, konuşurlar ve esas olarak neden Kars’a geldiğini
öğrenmeye çalışmaktadır. Ka’nın Kars’a geliş sebebi intihar eden genç
kızların ve kadınların neden bu yola başvurduklarını öğrenmek, bunları
gazetedeki köşesinde yayınlamak ve yapabilirse halka intiharın
kötülüklerinden bahsedip halkı bu yönden uzaklaştırmaktır. Tabi bölgeye
böyle ünlü gazetecilerden ve sanatkarlardan fazla gelen olmadığı için
halk önce onu yadırgar ama Türk halkının en büyük özelliklerinden
misafirperverlikten de vazgeçmezler.
Ka’nın şehre geldiğini duytan bazı din taraftarları ve yobaz kişiler
onu kendi saklandıkları köşelere çağırır ve onlarla göüşmesini
sağlarlar. Amaçları tabii ki kötü düşüncelerini ve geri kalmış
fikirlerini onada aşılamak ve Kars halkının daha da dikkatini
çekmektir. Bu arada Ka araştırmalarına devam eder ve intihar eden
kadınlarla öğrencilerin çoğunun bunalımda veya aşk acısından
kendilerine kıydıklarını anlar. Fakat şöyle bir durum da vardır ki bu
ölen şahıslar üniversitede okuyan ve başörtüsü taktıkları için okula
alınmayan kimselerdir. Bunu fırsat bilen geri kafalı insanlar devletin
dine karşı olduğunu, Kars’taki görevlileri ise ateistlikle suçlarlar.
Ka da devlet görevlilerini biraz destekler gibi göründüğünden onu da
ateistlikle suçlarlar. Bu gelişmelerin yanında birtakım cinayetler
işlenir. En önemlisi ise üniversitede devletin kurallarını uygulayan
bir öğretim üyesinin öldürülüşüdür ki bunu yapanlarda laik devlet
düşmanı gruplardır. Ka tüm bu olayların üzerinde korkmadan bu tip
insanlarla ilişki kurar, çetebaşlarıyla görüşür ve buradaki saf
delikanlı erkeklerin ve bayanların kandırıldıkları anlar. Bir ara
kendisini öyle olaylar ve davranışlar içinde bulur ki kendisinin de
onlardan birisi gibi olacağını anlayıp kurtulur onlardan.
İpek’e aşık olan Ka tüm bu olayların yanında kendinin ne kadar
tehlikelerin içinde olsa dahi kendinin İpek’in yanında ve mutlu
olduğunu hisseder. Ama bu mutluluğun gerçek mi yoksa zahiri mi olduğunu
anlayamaz. Bütün bu olaylar yaşanırken halkın sosyal aktivitesini ve
mutluluğunu, gece gündüz kar yağmasından dolayı düştüğünü ve halkın
morale ihtiyacı olduğunu anlayan görevliler tarafından bir organizasyon
düzenlenir. Bu organizasyonda laik cumhuriyet yanlısı oyunlar oynanır
ve örümcek kafalıların amaçlarına ulaşamayacağı anlatılır. Gösteride
bulunan çoğu beyni yıkanmış imam hatipli öğrencilerin ve hokkabazların
laf atması, sataşması, cumhuriyet rejimini ve devlet memurlarını din
düşmanı olarak adlandırmalarından dolayı olaylar çıkar. Olayların
sonucu kentte sokağa çıkma yasağı ilan edilir ve ihtilal boy gösterir.
Tabii bunu bir çok halk sevinçle karşılarken gericilerin çoğu ve
ülkemize çomak sokmak isteyenler nezarathanelere konur ve sorguları
alınır. Ka bu olayları pür dikkat inceler. Bir çok şiiri de bu
olaylardan etkilenerek yazar.
Olayları sıkıca inceleyen Türk polis ve askerinin bu durumlarda
nasıl canla başla çalıştıklarını ve ülkeyi korumak için bu gericilere
nasıl davrandıkları, ülkemizin bu konulardaki sorunlarına da yazar
uzunca dikkat çeker. Ka bütün bunları yaparken bazı dinci lider ve
elebaşlarının ifadelerini eline geçirir ve hayretle bir ürperti hissi
duyar. Bu insanların kimlerce desteklendiklerini ve yaptıklarını
öğrendikçe meğer ülkesinde neler olduğunu ve haberinin olmadığını
anlar. Bu insanların Tanrı’nın adını kullanarak ne zalimce işler
yaptıklarını, nice cinayetler işlediklerini ve utanmadan bunları Tanrı
için yaptıklarını öğrenince büsbütün hayrete düşer.
Ka olaylardan etkilenmişti ama korkmaya başlamıştı birazcık. Çünkü
bazı dinci kesimler Ka’yı bir ajan olarak görüyor ve kendilerine
vurulan darbelerin sebebi olarak onu görüyorlardı. Arada bir tehditler
olmasına rağmen polisin Ka’yı koruduğunu zannedip düşüncelerinden
vazgeçmişlerdi.
Ka bütün olayları incelemişti ve Kars’ı “Dünyanın bittiği yer”
olarak adlandırmıştı. Sevdiği İpek’in bile bazı gerikafalılarla işleri
ve ilişkileri olduğunu öğrenince kendisini bu şehirde tutacak bir neden
kalmayacağını düşünüp şehirden üzüntülü olarak ayrılıp İstanbul’a
dönecekti. Ama artık hayattan umudu kesildiği için Ka düşüncelere
dalmakta ve İpek’i düşünmektedir. Buna rağmen en sonunda hediyeler ve
teşekkürlerle Kars’tan ayrılır. Kars tam olarak düzelmese de uygarlık
ve rahatlıklara ilk adımı atmaktadır.
Kitabın Anafikri: Kitabın ana fikri bir çok konu
üzerine odaklanmış gibi görünsede ülkemizin doğu kesimlerinin gerçekten
de yokluk, ilgisizlik ve eğitimsizlikten nasıl geri kalmışlığını, nasıl
cahil düşüncelerin kabul edildiğini, bu tip düşüncelerin insanları
nasıl hiçe saydığını anlatmaktadır. Aslında yöre halkının çok duyarlı,
vatanına ve milletine ne kadar bağlı olduğunu ama nedense dış
devletlerin veya dış kuvvetlerin belki de yörede güç sahibi olmak
isteyen vatan hainlerinin nasıl yandaş topladıklarını, cahil halkı din
duygularını kullanarak nasıl sömürdüklerini ve başörtüsü yüzünden
halkımızla devletimizi nasıl karşı karşıya getirdiklerini anlatmakta,
okuyucuya bu konularda güzel örnekli bir anlatım vermektedir.
Kitabın Kahramanları:
KA: Kendi içinde bazen entel bazen duygusal, kaliteli ve anlamlı
şiirler yazan, ülkesini belki de yurtdışında yaşadığı için çok seven
ama en azından hiç boş durmayıp ülkesine yardım eden kişi olarak göze
çarpmaktadır.
İPEK: Ka’nın sevgilisi ve otel sahibi.
KADİFE: Bu akımlardan ve kafa yapılarından etkilenmiş İpek’in kardeşi
FAZIL: Sonu ölümle biten yüreği çok saf, tertemiz ve kandırılmış kişi
Kitabın Yorumu: Benim fikrim olarak kitap çok güzel
ele alınmış, birçok araştırmalar yapılmış ve anlatılan bölge bilfiil
görülüp yaşanarak yazılmıştır. Zaten 33 aya yakın süren çalışmalara da
bunun bir kanıtı olarak görülmüştür. Karakteler sürekli değişiyor ve
tanınmıyor gibi görünsede bizim içimizden çıkan karakterler olmuştur.
Bize yol gösterdiklerini söyleyerek kandıran insanların asıl yüzlerini,
sanki yeni bir heykel açılışında çekilen perdede olduğu gibi tamamen
çarpıtılmadan ve sade bir şekilde anlatılmış ve okuyucuyu içine doğru
çekmeyi başarmıştır.
Konu İle Alakalı Başlıklar: kar kitabının özeti, kar özeti, kar romanının geniş özeti, kar romanının kahramanları, kar romanının konusu, kar romanının tahlili, orhan pamuk, orhan pamuk kar kitabının özetini oku, orhan pamuk kar romanı